Öykümüz

Hatırlar mısın bilmem o kasvetli geceyi
Beni ışıltınla peşinden sürükleyişini
Tüm ürkekliğimle peşinden takip edişimi
Elini tutarkenki gizli titreyişimi

Sandım ki ilk bölümüydü öykümüzün
Gelmesini bekledim yıllarca devamının
Artık boş kalmıştı satırlar gibi umutlarım
O gece Son buluşuydu öykümüzün.

Similar Posts

  • |

    GÖZÜN AYDIN

    Sevgilim, bir ömrü, seninle, aşk dolu yıllarda yaşadık,Sevgilim, koca ömrü, seninle, aşk ile paylaştık Hayat arkadaşım,Canımı adadığım,Yazdığın mektuplarda,Hoş satırlarda kaldım Şimdi geldim sana, sıla yollarından Yârim günaydın,Geldim bak, gözün aydın,Çınarların gölgesinde sokak,Küçük bir dükkan,Rengârenk çiçekler, türlü bitkiler,Dünya turu, koklayınca tütsülerini,Şırıl şırıl akan sudan,Eser, tatlı rüzgâr,El ele, iki âşık,Önünden geçer,Şarkılarını okuyanDilimde hep senin adın,Sevgim içime sığmaz,Merak…

  • KAVRAMLARDAN İNSANLIĞA

    “Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik, ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk: kardeşçe yaşamayı!.” Martin Luther King Geçtiğimiz günlerde bir TV programının konuğu, “Türkiye’de kavramlar kavga ediyor, kavramların kavgası yerine bilgiler önemlidir, bilgilerin konuşulması, tartışılması lazım.” dedi. Konuğun bu sözüne katılıyorum. Ancak, kavramların içeriği gerçekten biliniyor mu? Acaba, kavramların içeriğindeki bilgileri, günlük…

  • ZEYTİNLER

    Yolun sağındaki bahçeyi yeşile boğan kalın gövdeli zeytin ağaçlarına baktı Mazlum. Az sonra çıkacağı anayolda, bir traktörün çarpması sonucu hayatını kaybeden gönlü de kendi de incecik annesi geldi aklına… Eşeğin iki yanındaki küfelerden asfalta savrulmuş zeytinler, güneşin altında küçücük kömür parçacıkları gibi parlıyordu. Hayvanın gözleri iri iri açılmış, yük taşımaktan yorgun düşen bedeni cansız yatıyordu….

  • |

    Üç Küçürek Öykü

    Henüz Güneş Doğmadı Çifte minareli Cami Kebir’e bakan bir sokakta oturuyordum önceden. İnsanlardan hayli uzak, yine de ötelere / bulutlara yeterince yaklaşamamış. O günlerde ölseydim eğer, cenazem oradan kaldırılırdı büyük ihtimal. Taraçamızda utangaç martılar yaşıyorlardı. Upuzun kanatları ile üzerimizde uçarlardı bazı bazı… Ve ben sabahın en erken saatlerinde, henüz güneş doğmadan, Zühre yıldızını görürdüm. Az…

  • AYAKLARIMIZI SÜSLEYEN AKSESUARLAR; AYAKKABILAR TERLİKLER

    Kaldırımlarda, apartman kapılarının önlerinde duran bir çift erkek/kadın ayakkabısı gördüğümde içimde bir yerler sızlar; çünkü aklıma o hanelerden birinden bir cenaze çıktığı fikri gelir, yerleşir. Neden konur ki ayakkabılar sokağa? Bu evden cenaze çıktı demek için mi, ölüm bu evden dışarıya olsun demek için mi yoksa ihtiyacı olan bir kişi alıp faydalansın diye mi? Dinimizce…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir