Denge

Sevgide denge gerekir. Aşırıya kaçtığın anda bir bakarsın uçup gider parmaklarının arasından en vazgeçemediklerin. Titredikçe üstlerine, atmak isterler kendilerini senin ufuk çizginden uzağa.

Öfkede denge gerekir. Gemileri hatta limanları yakarsan, arkanda bıraktığın enkaz en çok senin ruhunu sızlatır. “Keşke”ler pelesenk olur diline.

Fedakarlıkta denge gerekir. Dengeyi kuramadan feda ettikçe kendinden, kaybettiklerinin yerinde kocaman boşluklar oluştuğunu izlersin yaşlı gözlerle. Ya da burnundan kıl aldırmayıp yalnızlığın yörüngesinde, kendi bencil dünyanın etrafında dönersin.

Kaygıda denge gerekir. Umursamadığın her şeyin çığ gibi büyüyüp önüne yığılması gibi, beynini kemirenlere ‘sus’ diyemezsen de bu kez ruhun onulmaz yaralar alır.

Denge yaşamın her anında var olması gereken bir şifredir; soluk alırken, yerken, içerken, gülerken, ağlarken, yürürken, koşarken…

İp cambazı gibi bir ucundan öteki ucuna yürürken bu incecik yolun, dengede kalabildiğin sürece huzura yaklaşırsın.

Ancak “denge” ile ulaşırsın o büyülü dinginliğe…

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir