Çelişkilerin Kavgası

Bana sorarsanız şairi esinleyen, sonrasında yoğun olarak düşünmesine neden olan bireysel ve toplumsal çelişkilerin çarpışmasıdır. Şiir de bu çarpışmalardan çıkar. Buna bağlı sözcüklerle yazılır, buna göre biçimlenir, bir ses edinir.

Bireysel de olsa çelişkiler çok boyutludur, en az ikinci bir kişiyi, bir olayı, bir olguyu ve durumu içerisine alır. Örneğin, özgürlüğünüze el konuluyorsa karşınızda bunu yapan biri, birileri vardır. Bu durumda ya teslim olacaksınız ya da özgürlüğünüzü korumak için kıyasıya bir kavgaya girişeceksiniz. Şiir olan o kavgadır. İşte o kavgayı bir yana bırakıp teslim olursanız sadece yakınırsınız, ağlar, ağlaşırsınız. Beni dövdüler, özgürlüğümü aldılar, beni ezdiler diyen arabesk şiirler yazarsınız. Dilin, biçemin, biçimin, kurgunun… güçlü olması da yazdığınız şiiri kurtarmaz.

Bakın yazılan şiirlere, vıcık vıcık arabesk olduklarını göreceksiniz. Yenilgiyi seven, kendine acıyan; bunlardan ürettiği duyguların şiirini yazan şair özneler; asıl şiirin içsel olduğu kadar toplumsal çarpışmalarda olduğunun farkında değil. Şair duygularını, düşüncelerini ortaya koyup itirazını yükselttiği oranda yaşayan, yaşamı diri tutan şiirler yazabilir. Kalıcı olmuş şiirlere bakın, bu söylediğimin doğrulandığını göreceksiniz.

Aşk şiiri yazsanız bile o şiirin insanları, toplumu tokatlayan bir yanı olmalı kesinlikle. Luis Aragon, “Mutlu aşk yoktur” derken; aşkın mutsuzluk ürettiğini söylemiyordu. Nazi Almanya’sının işgal ettiği Fransa’da yaşanan güzel bir aşkın mutluluk getiremeyeceğine vurgu yapıyordu. Faşizm altında mutlu aşk olmaz. Türkiye’de de öyle.

Sonra, sonraki, sonrası
Veysel ÇOLAK

23 Nisan 2023, Pazar, saat 05.41

Tarihselliği içerisinde güncel olguları da dikkate alarak şiir sanatına ilişkin çok şey yazdım. Tümü yazılagelen ve yazılmakta olan şiirlerin eleştirisidir. Ahmet Haşim’in, Nâzım Hikmet’in, Orhan Veli’nin, Melih Cevdet’in, Oktay Rifat’ın, Behçet Necatigil’in, Cemal Süreya’nın, Turgut Uyar’ın, İlhan Berk’in, Ece Ayhan’ın… yazılarını da okuyun, o yazılarda karşınıza çıkacak şiir düşünceleri, bir şiir düşüncenizin oluşmasını sağlayabilir; belki de şiirde kendi renginizi üretebilirsiniz.

Yazdığınız şiirlerin niteliğini anlamak için o yazıları mutlaka okuyun bence. Ondan sonra şiir bilgisine güvendiğiniz birine de sorun isterseniz.

Bu arada onca şairin şiir deneyimlerini de bilmek gerekiyor. Bu başarılmışsa herkes yazdığı şiirin düzeyini kolayca anlayabilir. Şairin en iyi eleştirmeni kendisidir, deyişimin dayanağı bu bakış açısıdır.

Başka şairleri çok iyi anlamayan biri yazdığı şiirlerde tekrara düşüp düşmediğini, dil becerisinin düzeyini, özgün bir biçim ve biçeminin olup olmadığını, imgelerinin yeni veya eski olduğunu, bir buluş yapıp yapmadığını anlayamaz.

Şiir el yordamıyla oluşturulamaz. Şiir bir tasarımdır, tekniktir. Matematiği, müziği, kurgusu, biçimi, biçemi, içeriği olması gerekir.

Her yeni şiir, öncekilere göre sonrasıdır, sonrakidir; sonrasını da imlemesi gerekir.

Böyle bakmayanlarla şiir konusunda anlaşamayız.

12. sayıdan

Similar Posts

  • Yalnızlık Bazen Yorar

    Benim hayallerimde vardın; önce kurdumyaşamak için; koşarken sen beni düşürdün. Elimden bile tutmadın; arkana bakmadın; sana seslendiğim her saniye beni duymadın. Ben gözlerine bakmaya korkuyor olmama rağmen sen duymadın; kendim tek başıma ayağa kalktım; her yıkılışımda olduğu gibi. Beni ben güçlü yapar, sen değil.

  • |

    Yeni Yıl, Bora Mütevellioğlu

    Yeni yılı, yeni yılEn mutlu yılDilekler geliyor bu yılSevindiğimiz en mutlu yıl Noel baba geliyorHediyeler veriyorHediyeler gelinceBizler çok seviniyor Noel ağacı hazırlanıyorBahçeyi beyaz yorgan kaplıyorHerkes seviniyorSokaklara çıkıyor Sonra geliyoruzSaat 23.59 oluyorBir dakika kalıyorBitince 2026 oluyor (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • Kalkın Ayağa

    Yıl 24 Ocak 1972Kalem kırıldı. Ey siz insanlar, ey siz hayvanlar,Onların doğduğu ve onların öldüğü yerler ağlıyor şimdi,Kalkın ayağa. Zalim bir mahkeme, zalim bir karar,Yok oluyor gencecik fidanlar,Onlar ki, daha çocuktular,Onlar ki, daha gençtiler, Ey siz insanlar, ey siz hayvanlar,Kalkın ayağa.İtiraz edin, haykırın,Deniz, Hüseyin ve Yusuf gidiyorlar dar ağacına… “İdamlar Yürüklükte”, “İdamlar Onaylandı” dedi gazeteler,Sen…

  • |

    YAZIT

    Bildiklerimizden göçelim, bilmediklerimize gidelim. Tanıyalım her şeyi, karanlık oymadan mavi’nin uğultusunu. Hiçbir şey bize rastlantı değil. Bu gövdesi…

  • Elveda

    Bir gün karşılaşırsak uzun yıllardan sonraBaşını çevirip de yabancı gibi bakmaSeni hiç korkutmasın yüzümdeki çizgilerİşte bu senden kalan kırık dökük bir eserBak, o yüzde bulacaksın yılların özleminiDinmemiş acıları, tükenmeyen kederiAldırma gözlerimde o bomboş bakışlaraOmuzlarım çökmüşse, saçlarımda ak varsaİyi bak, yakından tanı bu eseriniBak ki bir daha asla dönmeyecektir geriArtık beni anlasan sevsen de, boş beyhudeElveda……

  • TEKNOLOJİ İYİDİR, HOŞTUR DA, YA İNSANLARA VERDİĞİ ZARARLARA NE DİYECEKSİNİZ…

    Merhaba değerli dostlarım yine yeni bir konu ile karşınızdayım insanlara faydalı olabilmek amacıyla yazdığım yazılarımı umarum beğeniyorsunuzdur? Şu teknoloji harikaları yok mu! İnsanları hemen esir alıyor değil mi ! Hele başta şu cep telefonları. Ülkemiz de dahil, dünya ülkelerinde hemen hepsinde cep telefonu olmayan,kullanmayan kişi hemen hemen yok gibi birşey. Hatta 2 yada 3 tane…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir