HATIRLA
İsmail rutubet kokusunun, çürük meyve kokularına karıştığı karanlık hücresinde gözlerini açtı. Kendini iri bir taş kadar ağır hissediyordu. Etrafına bakındı. “Yine bayıldım herhalde!” diye düşündü. Hesaplarına göre iki gündür buradaydı. Fakat tepesinde parıldaması gereken güneşi bir süredir göremediğinden, şu anda gece mi yoksa gündüz mü bilemiyordu. Bir de kaldığı hücre öyle küçüktü ki dinlenebilmek için…