TEMA

Her şeyden önce yaşadığımız bu gezegene karşı sorumluluklarımız var. Kurucu Onursal Başkanlarımızdan Hayrettin Karaca‘nın da dediği gibi “Bize yaşam verenleri yaşatmak için, üzerimize düşen görevler var. “Ben tek başıma ne yapabilirim ki?” diye düşünmeden, harekete geçmeli, havası temiz toprağı bereketli ve dereleri özgür akan bir dünya için mücadeleye ortak olmalıyız” Şaman öğretisinin söylediği gibi:
Doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz.. Nehirler kendi suyunu içemez… Ağaçlar kendi meyvesini yiyemez…. Toprak kendisi için doğurmaz… Her şey birbiri için yaşar…
Bizler de okullarımızda bu bilinci aşılamaya çalışıyoruz.TEMA Vakfı gönüllüleri, 1 milyonu aşkın sayıları ile 30.yaşında kocaman bir aile olmanın mutluluğunu yaşıyor. Toprak Sevdalılarına saygılarımla.

6. sayıdan

Similar Posts

  • kızarmış ekmek kokusu

    Hafifçe uzaklaşan bir terlik sesi pıtır pıtır, sonrasında lavabodan gelen bir su sesi şıpır şıpır. Arkasından oturma odasındaki sobanın küllerinin temizlenmesi sırasında çıkardığı gırç gırç sesi, yumuşak yumuşak yere dökülen küller… Sonrasında sobaya dökülen kömürün takırtıları, bir poff ve birbirine karışmış odun kömür kokusu. Radyo düğmesinin açma sesi, gülünce gözlerinin içi gülüyor çalıyor.Öksürerek genzini temizleyen…

  • HER ACI KENDİNİ AÇIKLAR!

    SÖZCÜKLERE YENİ ANLAM, YENİ RENK İyi şairler biçim, biçem, yapı, bağdaştırma, imge kurgularken sözcüklerin rengini değiştirir, yepyeni renkler oluştururlar. Albert Camus “Kelimeler, her zaman ya hareketlerin ya da canlandırdıkları fedakârlıkların rengine bürünürler.”* saptamasını yapıyor. Öyledir. Amaç, hiçbir çağda benzeri görülmeyen duyarsız insanı verili olanın dışına çıkartıp uyarmaktır. Şairin bu dil tutumuna bakıp onun anlaşılmaz olduğu…

  • Merhamet Testide Su

    Viran evler Zulasında kelebek kanatları Ekmeğimizdeki acı Sayfalarda suskun çocuklar Sızlar yamalı insanlık Düşer ağrılara zaman Kelepçeler, yansımayan o renkler Acı satın alınır mı Davet edilir mi hasret Sığar mı dünyaya yitik şehirler Sınırı var mı emeğin Yokluklara gömülür kıyametler Özgürlüğün içine mahkûm Saçlarımızı saran yel Serilir hayaller ipten ipe Eli kopmuş yürekler Ana ocağı,…

  • dört mevsim yedi iklimdir insan hayatı

    “Uzun ömürlü bir ağaca” benziyordu Yılmaz Gruda; çok dallı, sayısız meyveli…Elleri, kolları ve başı “gökyüzünü imâ” ediyordu. Gövdesi topraktan beslenircesine güçlü; “bilgelik ve daima öğrenmek / öğretmek” isteğiyle sarınıp-sarmalanmış.“Halkım” diyordu her yazmak eylemine koyulduğunda, sahneye çıktığında, kamera karşısına geçtiğinde. “Halkımdan aldığımı, halkıma misliyle ödemeliyim.” Dil’i sanat, yolu yöntemi yine sanattı. Edebiyat, tiyatro, sinema, hatta reklamcılık……

  • Kitlesel Algı

    Algı; psikolojik, bilişsel ve duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilerek beynimizin kavramasıdır diyebiliriz. ‘’Bütün gerçekler üç aşamadan geçer. İlk olarak alaya alınırlar; İkinci olarak kendilerine şiddetle karşı çıkılır; Üçüncü olarak doğruluklarının çok açık olduğu ilan edilir.” Arthur Schopenhauer Kitle algısı, insanların düşünceleri, davranışları ve inançları üzerinde güçlü bir etkiye sahip olan bir kavramdır. Kitle algısı oluşturma,…

  • HİÇLİĞİN UMUDUNA BİR POETİK MONOLOG, Bedriye Korkankorkmaz

    uğultulu bir boşlukta sallanıyor dünya.bir yünün karanlığında üşüyorum; sanki anlamsızlığın iplikleriyle örülmüş bir battaniyenin altındayım.kulağıma antik çağlardan kalma bir ses fısıldıyor:“adaletin terazisi hâlâ dengede mi?”sonsuz olasılıkların içinde kayboldum.kafa yormaktan yoruldum ve hiçliğin umuduna sığındım.her umudun, her neşenin üzerine bir karanlık çöküyorsanki sevinç, doğası gereği kısa ömürlü.çocukluk, aşk, gençlik…yaşamı güzel kılan her şeyin yolu neden ölümden…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir