BEHÇET NECATİGİL’İN POETİKASI ÜZERİNEŞİİR SANATINI KONU ALAN ŞİİRİN İÇİNDEN, Canan Sanlı

Poetika denilince Behçet Necatigil de akla gelen isimlerden. Behçet Necatigil’in poetikası şiir sanatı açısından kayda değer fikirler ve önermeler taşımaktadır.
Behçet Necatigil’in incelemesini düşündüğüm ‘’Burç’’ adlı şiiri şiir sanatı terimlerini, öğelerini konu eden bir şiir olarak görünmüyor. Bu şiir Behçet Necatigil’ in şiir burçları üzerinden kurgulanan bir şiiri.
Bu nedenle Necatigil’ in “Burç” şiirinin üzerinde bir çalışmayı, poetik bilgilerini incelemeyi uygun gördüm.
‘Poetika’; anlam olarak şiir üzerine düşüncelerin ve teorilerin bütünüdür. ‘Poetik’ ise şiire özgü, şiir niteliğini taşıyan olgudur.
Şiir incelemesine geçmeden önce Necatigil’ in şiir burçlarına ait bilgilerini kısaca anlamaya çalışalım:
Behçet Necatigil şiir burçlarını anlatırken Ali Şiir Nevaî ‘ den örnek veriyor “Bile/ Yazdı” kitabı, ‘Şiir Burçları’ yazısında: 2”Ali Şiir Nevaî, hayatının dört döneminin şiirlerini dört ayrı divanda toplamış; çocukluk, gençlik, orta yaşlılık ve ihtiyarlık şiirlerini derleyen bu kitaplarına, sırasıyla, “garip, seçkin, güzel, faydalı” sıfatlarını taşıyan adlar koymuştu. Çocuklukla gençliği tek kavram olarak alırsak, bu düzenlemeden çıkacak sonuç da şiirin üç burcu demektir: İnsan önceleri “gurbette yabancı” sonra “hasrette güzel” şiirler yazar. Bir ömrün muhasebesi niteliğinde şiirlerse “hikmette faydalı” şiirlerdir.”(s.65)
Bu alıntıdan yaptığım çıkarsama: her sanatçı kendinden önceki gelenekten beslendiği; fikirlerini, görüşlerini zaman içinde geliştirdiğidir.
Necatigil de kendi şiir serüveninden edindiği deneyimle bir şairin bütün şiirsel çabasını, dönemleştirme gayretini ön plana çıkarır. Şairin seyri üç dönemde şekillenir ona göre. Bunlar şiir burçlarıdır. Bu burçlar Necatigil’in poetikası olarak şiire kazandırdığı bir dil ve görüş niteliğindedir Burçlarla ilgili görüşlerini “Şiir Burçları” adlı yazısında okuyucuyla bölüşür. Bu yazıdan kısa kısa alıntılarla Necatigil’ in kaleminden devam ediyorum:
3”…Bence her şair, şiir hayatı boyunca, üç burçtan: Gurbet, hasret ve hikmet burçlarından geçiyor. İlki gurbet burcudur; şair önce bir süre bir gurbeti yaşar… Tam bilincinde değildir yazdıklarının ve bu dönemde rastlantının payı büyüktür. Beğendikleri iyi şairler de olabilir, kötü şairler de… Onlar gibi yazar, onlardan farksız da, onlardan iyi de yazabilir. Ne var ki özentidir, taklit ve kendini arayıştır bu dönem ürünleri… Gurbet burcudur bu. Burada ne kadar kalınacağı da, şairine göre değişir.”(s.64)
“Sonra ikinci döneme, hasret burcuna gelir. Şair, kendi şiirini özlüyor, gurbetlerde oyalanmanın zaman kaybından başka bir şey olmadığını gördü. Yazdıklarında ne kadar kendisi, ne oranda başkaları olduğunu gördü… Kendi bakış açısını, kendi yazış biçimini bu süreçte bulur. Saplantıları, inançları dikeyinde derinleşir… Asıl bu hasret döneminde, önleyemediği bir güçle kendini, kendi dünyasını aktarır bize.”(s.64,65)
4”Zaman geçer, birden görür: Çevreyi, dünyayı dilediğince bir biçime sokmanın zorluğunu görür. Mutluluk ( çapı belli bir çevrenin ya da çok geniş bir alanın, diyelim dünyanın mutluluğu) hala gerçekleşmemiştir. Bunu anlar. Gösterdikleri, hatırlattıkları yüzde kaç uygulanmış, sözü ne dereceye kadar geçerli olmuştur; görür, yazdı da ne oldu!
O zaman hikmet Burcuna girer. Hikmet çapraşıktır ve çok az değişir. Geçmişin büyük şairlerini o zaman anlar… Sözlüklere baksanız, nedir hikmet; bilgelik, gizli neden, insanlarca Tanrı’ nın anlaşılmaz amacı. Ve bütün büyük şairler, bir gün gelmiş, hatta günlersiz, aylarsız önceden, hikmet burcuna girmişlerdir. Ve kalan, galiba daha çok, hikmet burcu ürünleridir. İnsanın en şaşmaz falını hikmet burcu gösteriyor; çünkü gurbetler geçici, hasretler geçici ve ebedi insan hikmet burcunda yaşıyor.”(s.65)
Necatigil şiir burçlarıyla ilgili düşünce ve görüşlerini yazılarında belirttiği gibi şiirine de taşır. “Burç” şiirinde de görüşleri belirgindir.

BURÇ
Falınız öyle gösteriyor
Hangi su bengi su
Gurbetin ucundasınız.

Bir tren ya da gemi
Bir zaman geçiyor
Siz de içindesiniz.

Karanlığa çıkınca
Bilen çıkmıyor
Hikmet Burcundasınız.
(Behçet Necatigil, ŞİİRLER, BÜTÜN ESERLERİ, YKY, “BURÇ”, s.407)

“Burç’’ şiiri 3+3 birimlerle, her birimin sonunda nokta imi ile her dize başlığı büyük harf ile düzenlenen bir dış biçime sahiptir.
“Burç” adını alan şiirin başlığı şiire yüklenen şiir burçlarını içeriyor. Burç burada verili dilden uzak bir sözcüktür. Sözlükte, burçlar on iki takımyıldızının ortak adı, bir gök terimidir. Ayrıca kale bedenlerindeki çıkıntılı yapılardır. Yuvarlak, dört köşe ya da çok köşeli kale burçları. Şiirin başlığı olan ‘Burç’ değişmeceli anlamda şiire özgü bir nitelik olarak şiirin diline girmiştir. Şiirin başlığı olan “Burç” sözcüğü poetik bir imgedir.
“Burç” şiirinde şiirin öznesi konuşma üslubuyla ‘siz’(bir şair adayı ya da adaylarına) öznesine seslenerek şiir evreleriyle ilgili saptanan bu burçlara gönderme yapar, şiirin akışını belirler.
Falınız öyle gösteriyor
Hangi su Bengi su
Gurbetin ucundasınız.
Verili dilde burçların falla ilgili olduğu bilinir. Ama şiirde ‘fal’ sözcüğü mecazi anlamda poetik imge olarak yer alır. Şair ‘bengi su’ bağdaştırması ile şiir dilini sürdürür. ‘Bengi su’ : abı hayat, hayat suyu, dirilik anlamını içerir. Birçok söylencede adı geçen içen kişiye ölümsüzlük kazandıran “bengi su” sözcüğü metafor olarak şiire yükleniyor. Anlamda bir işaretle belirtilen saptama var. Şair adayının artık gurbetin ucunda olduğunun kesinliği.
Ayrıca ‘hangi su bengi su’ bağdaştırmasında Tevriye var. Tevriye dizenin anlamını güçlendiriyor.
“gurbetin ucunda” bağdaştırması ile şiirdeki ‘siz’ öznesinin (şair adayının) gurbetten hasret burcuna geçiş sürecini yakaladığı anlamını çıkarabiliriz.
‘Gurbetin ucu’ bağdaştırması şiir burçlarından gurbet burcuna bir göndermedir. Şiir sanatı açısından baktığımızda poetik bir imgedir.
Bir tren ya da gemi
Bir zaman geçiyor
Siz de içindesiniz.
Tren ya da gemi sözcüklerini değişmece anlamıyla, şiir yolculuğunda hasret burcuna yükleyen şiirin öznesi “ Bir zaman geçiyor/ Siz de içindesiniz” dizelerinde ‘zaman’ şairin şiirlerini yazdığı dönem ve bu dönemde şair zamanın ilerleyen evrelerinde kendi şiirinin farkındalığını gördüğü, anladığı dönemdir. Zaman geçer, ,o yazdığı şiirleriyle bu zamanın içindedir. Bu zaman şair için önemli bir dönemdir.
“bir zaman geçiyor/ siz de içindesiniz.” bu dizelerde anlam sanatlarından Tevriye olduğunu görüyoruz. Uzak ve yakın anlam taşıyor.
Karanlığa çıkınca
Bilen çıkmıyor
Hikmet burcundasınız.
Şair “Karanlığa çıkınca/ bilen çıkmıyor” dizelerinde; gereğince anlaşılıp bilinemeyen sonu ne olacağı bilinmeyen bir durumu ‘karanlık’ imgesiyle çağrıştırıyor. Karanlığa çıkmayı göze alamamak anlamında anlam sanatlarından ‘çıkmıyor’ sözcüğüyle tevriye yaparak dizenin anlamını zenginleştiriyor.
Son dizede şiirin öznesi “Hikmet Burcundasınız” bağdaştırmasıyla şair adayının hikmet burcunda olduğunu kesinleştiriyor. Bu dizeyle hikmet burcuna gönderme yapıyor. Hikmet burcu poetik bir imge olarak şiirde varlığını sürdürüyor.
Behçet Necatigil şiir burçlarıyla ilgili görüşlerini içerdiği “Burç” şiirinde; şiir burçlarının dönemini poetik imgelere anlam yükleyerek yaşama geçirmiş edebiyata kazandırmıştır.
Behçet Necatigil “Kendine gözgüysen kendine özgünsün” dediği sözlerle kendini açıklayan, gelecek nesillere görüşleri, önermeleriyle, edebiyat dünyasında kazandırdığı yapıtlarıyla poetikasını belirleyen değerli bir şair ve yazardır.
Yazımı Necatigil’in şiir üzerine bir tanımını ekleyerek noktalıyorum. “Şair kendi tarlasında su isteyen kişidir. Bu istek çekişmelere, çatışmalara yol açar. Sonra bu su, bazen faydalı ürünler verir, bazen baldıran otları. Ne olursa olsun, şiir bir tarlayı koruma çabasıdır.” Saygılarımla…
Karşıyaka, 21.01.2021

Alıntılanan kaynaklar:
1) Behçet Necatigil, Bile/Yazdı, Bütün Yapıtları, YKY, ‘’1940 Şiiri’’ s.81, 82
2,3,4) Behçet Necatigil, Bile/ Yazdı, Bütün Yapıtları, YKY, “Şiir Burçları”
Fotoğraf: Ali Hıdır ÖZ

39. sayıdan

Similar Posts

  • Çayyolu

    Ankara’nın gelişen ve değişen yüzüne şahitlik eden semtlerinden biri olan Çayyolu, son yıllarda büyük bir dönüşüm yaşayarak ilçe statüsüne yükselmiştir. Eski zamanlarda sakin bir köy iken, bugün modern yapıları, geniş caddeleri ve hızla artan nüfusuyla dikkat çeken bir yer haline gelmiştir. Çayyolu’nun ilçe olması gerekmektedir, bölgenin gelişimine ve kalkınmasına da yeni bir ivme kazandıracaktır. Çayyolu’nun…

  • Antarktika senin Antarktika Kimsenin, Seda Uslu

    “Sonunda başardın. Sonunda geldin. İşte buradasın Barkın. Antarktika’ya hoş geldin Barkın.” “ANTARKTİKA SENİN ANTARKTİKA KİMSENİN”. İlginç bir söz değil mi? Antarktika bizim ama aynı zamanda hiç birimizin.Antarktika senin Antarktika kimsenin, çocukluğundan beri Antarktika hayalleri kuran ve bunu gerçekleştirmeyi başarmış bir gezginin, Barkın Laçin Özdemir’in kitabı. Ani bir kararla yola düşüp ve yine ani bir kararla…

  • NİSAN EZGİSİ, Aslı Özer

    Nisan da gidiyorsokakları bomboş bırakıp öylebahara uyanan ağaçlarıyalnız bırakıp öyle gidiyor Mayıs gelir papatyalarıylaserin ılık esen o akşamüstlerindebir balkondan karşılamak umutlarıhayalinde uzanıp çimenlerin ve yaz geldiğindekokusunda kaybolup bir deniz tuzununkum tanelerini silkeleriz omzumuzdansessizce kavuşuruz belkibir tadımlık yaşamaya 38. sayıdan

  • |

    Kadın, Zekine Dündar

    Kanın sıcaklığıyla yazıldı şiirlerBedenineSenin sesindi sokaklara saplanan bıçakSaç örgülerini kesen makasSenin sesindiBu göğsümüzde duran türküKiminiz tabut olup taşındınız omuzlardaKiminiz slogan olup yazıldınız pankartlaraŞeref ararlar namus ararlarÖlü bedenleri üstündeSayıları her gün artan kadınların

  • |

    Yerli Malı Sevgisi, Alya Hüma

    Yeşil kırmızı elmalarAldım pazardanYetişmiş gelmişBahçelerden bağlardan Yerli malı kullanırım her zamanMutlu olur yerli malı kullanan Süt aldımAyşe teyzemin ineğindenEkmek geldiYandaki fırından Hepsi de doğal olduğu içinMutluyum…. Yerli malı demekEmek demek,Sevgi demekDoğal demek (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • |

    Merhaba, 39

    Nehirden Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi 39. Sayı ile okurlarıyla buluşmanın mutluluğunu yaşıyor. Otuz dokuz sayı edebiyat içerikli bir dergi için hiç de azımsanacak bir sayı değil. Yerelin getirdiği dezavantajlarla beraber düşünülüğünde bu sayının çok büyük bir başarı olduğu ortaya çıkacaktır. Dijitalleşmenin alabildiğine her saniyemize girdiği bir çağda basılı olarak dergi çıkarmanın hiç de anlamlı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir