SİMURG’UN GÖLGESİNDEMODERN ŞİİRDE GELENEKSEL KATMANLAR, Aygün Eroğlu


39.
Ey sevgili, can oluyorsun canımda, canan
Ant olsun, birlikte içeriz şarabını keremin
Ellerin Hera, dokunuş tanesidir gönlümün

Kalbim gülistanında bir divan oldun ey sevgili
Terennüm ederim dudağımda en güzel şarkıları
Bir Simurg olur, uçarım önümde Toros Dağları
Hoşlaşırım dilberim, güzelim aşarım yamaçları

Mahrem nedir, sır ancak, sezene, anlayana verilir
Fazlasını bilemezsin, göremezsin sonra geri alınır
Bir leylağın sevdasını, sadece yaşayanlar bilir
Beyaz gül, kırmızıya âşık olur, dikenler de sevilir

İnsan kendi ruhunda zikreder, sevgisinden büyür
Ney ağlayışı işler en derine, bu doğanın gözyaşıdır
Seher yelinde kutsal sözcükler gibi, zaman dağılır
Cilveli rüzgâr, Kordon boyu bir imbata teslim olur

“Böğürtlen Öpücüğü” Yakın Yayınları, Aralık 2025, sayfa 95

Yukarıdaki şiir, şair Ü. Ersözlü’nün “Böğürtlen Öpücüğü” isimli tek şiirlik kitabından bir bölümdür.

Kitap ilk bakışta modern duyarlılıkta yazılmış gibi görünse de incelediğimizde; klasik şiirin katmanlarını taşıyan çok katmanlı bir yapı ile karşımıza çıkıyor. Bu katmanlar mitolojik anlatımdan, geleneksel halk şiirinin ve divan şiirinin temel kavramlarına, oradan da günümüz modern şiirine güçlü bir geçiş yapmaktadır. Yazımın başlığında “Simurg”u kullanma sebebim ise bu geçişler içinde kitapta alegorik geleneğin örneklerine de rastlamamızdır.

“Ellerin Hera” ile Yunan mitolojisinin tanrıçası ile sevgilinin yüceltilmesi, “Simurg olur, uçarım” ile de kendini bulma yolculuğunu mitolojik anlatım seçenekleri ile okura sunmaktadır. “can / canan”, “gülistan”, “zikreder”, “ney ağlayışı” gibi şiirin belirgin anlatım öğeleri ise geleneksel şiirimizin önemli ayrıntılarındandır. Bu yönleriyle karşılaşınca şiirin tasavvufi deneyime yaslandığı şeklinde görünse de bence şair, halk ve divan şiirinin katmanlarından faydalanarak modern şiire anlam gücü sağlamaktadır. “Ant olsun, birlikte içeriz şarabını keremin” dizesinden de anlaşılacağı gibi modern bir metin içinde yeniden kurulmuş divan şiiri atmosferi oluşturmaktadır. Kısacası şiir bana göre; geleneksel imgelerle kurulmuş modern bir şiirdir.

Kitabın geneline baktığımızda, bu şiirde de olduğu gibi şair, şiirini kültürlerarası sembol alanına da taşımıştır. Şiiri geleneksel katmanlardan çıkarıp modern katmanlara, özellikle mekan ve şiirde bu mekanlara yönelik duyarlılığını da görmekteyiz. “Toros Dağları”, “Kordon boyu” ve özellikle İzmir’e özgü bir rüzgar olan “imbat” örneklerinde olduğu gibi şiiri soyut bir aşk anlatısından, somut ve yerel deneyime bağlamaktadır.

Sonuç olarak; şair Ü. Ersözlü’nün bu kitabı için geleneksel imge hafızasını modern bilinçle yeniden kurup oluşturduğu bir şiirdir diyebiliriz. Geleneksel bir aşk şiirini yukarıda saydığım katmanlardan modern birey anlatısına başarılı bir şekilde dönüştürmüştür. Ve geçmişin dilini ödünç alıp çağımız modern şiir ruhuyla yeniden söylemiştir.

39. sayıdan

Similar Posts

  • Özledim

    İstanbul’a doyamadım kiVarsam bir çay bir simit martılar…Güneş doğarken…Güneş doğarken sen ve ben ey İstanbul.Benim içim ısınır senin için hep soğuk.Nur olmazsa iman olmazsa için hep soğuk.Güneş yetmez ki sana.Ağardı saçların, gözlerin etrafı kırışmış, için buruk buruk.Nerde nur nerde iman kalbinde.Martılar şehri bir sen bir ben olsak.

  • “s excuse”

    Ailece yemekleri çok lezzetli self servis olan mekanda menülerimizi aldıktan sonra yerimize geçtik. O zaman 6 yaşında olan oğlumuz çatalını yere düşürdü. Yenisini almaya kasaya doğru yöneldiğimde bir kadının garsonun karşısına geçip sinirli bir şekilde bir şeyler söylediğini gördüm. Yaklaştığımda kendimi Türkiye değil de Florida’da bir restoranda hissettirdi kadının sözleri. O an sanki 1,52’ lik…

  • |

    Bir Yol Masalı

    Yıldızların okşayışları araladı kirpiklerini; sürpriz yolculuğun coşkusu… Saçlarında Ankara rüzgârı, aklı rüzgârlardan da yukarıda; başlamıştı bir masalı yazmaya… Ne de güzeldi yollar, yârin yüzünde gülücüklerle… Şafağı müjdelerken güneş, cömertçe saçıyordu simlerini, renklerini bizim için çoğaltarak. Sarı sıcakta, ayçiçeği tarlalarının yorgun bireyleri, olgunlaşan başları önde, bizi selamlıyorlardı hasadı beklerken… Anı tazelemek isterken çayırda türlü türlü su…

  • |

    Çocukluk

    Çocukluğun duvarlara saklanan gülüşleri kayıpGöklere asılmış yıldızları tutsak gecedeKırık dökük derme çatma bir hayatGüneşi soğuk bakışı kırgınKüskün çocuklukBir çiçeğin özündenİçen kelebek çocuklukÇiçekte şenlenenBir günlük ömür çocuklukKelebek ömrüÇiçeğin renklerine aşık kelebek çocuklukÇiçek kelebek çocuklukYarınsız bugünRenklerini kanat yapıp uçan çocuklukDenize tutkun balıkçınınAğları dolaşmış düşüncesiPuslu havanın üşüten yokluğuYükü ağır çocuklukDalgalarla sürüklenen duyguları yosunlaşmışDağınık atıl boş savruk çocuklukTutuklanmış çocuklukRüzgarla…

  • |

    Yeni Yıl, Bora Mütevellioğlu

    Yeni yılı, yeni yılEn mutlu yılDilekler geliyor bu yılSevindiğimiz en mutlu yıl Noel baba geliyorHediyeler veriyorHediyeler gelinceBizler çok seviniyor Noel ağacı hazırlanıyorBahçeyi beyaz yorgan kaplıyorHerkes seviniyorSokaklara çıkıyor Sonra geliyoruzSaat 23.59 oluyorBir dakika kalıyorBitince 2026 oluyor (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir