|

Şiir, Hilal Arslan

kalmaya
durmaya çalışmak
sağanak bastırıyor,
fırtına tüm dalları salladı
döküldü tek tek yaprak börtü böcek
damlayan düşünce teri…

Temmuz 2025

Similar Posts

  • Maviş

    Kim bilebilirdi ki o masmavi gözleri olan çocuğun hayatının nasıl olacağını. Daha annesinin karnındayken sıkıntılarının başlayacağını. Çevresindekilere gülücükler saçan, etrafındakilerle kolayca kaynaşabilen, sevimli maviş gözlü bir çocuktu o. Onu görenler mutlu, o da gördüğü kişilerle mutluydu. Maviş’e anne ve babası “Haydi bakalım anaokuluna gitme zamanı geldi,” dediler. “Gidelim,” dedi içinden ama “Uyumak ve çocuklarla oyun…

  • |

    Yeni Yıl, Bora Mütevellioğlu

    Yeni yılı, yeni yılEn mutlu yılDilekler geliyor bu yılSevindiğimiz en mutlu yıl Noel baba geliyorHediyeler veriyorHediyeler gelinceBizler çok seviniyor Noel ağacı hazırlanıyorBahçeyi beyaz yorgan kaplıyorHerkes seviniyorSokaklara çıkıyor Sonra geliyoruzSaat 23.59 oluyorBir dakika kalıyorBitince 2026 oluyor (*) Angora Sınav İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi

  • |

    Yüzümde V. Katran

    Sıkıldım ölerek yaşamaktan, onca kuşkudanher gün uyanmak zor kuşların yokluğunamerak edip de bilmemek korkunç bir şeydünya böcek olup kemirirken gövdeyigücün varsa biraz daha kalbir daha acının duldasında. Birden kuruyabilir yaslandığın ağaçinsana da güvenme, tüketilirsin bir günunutulursun, atılırsın hayatının dışınaanla, okyanusun karanlık dibindesinçelik bir kafesin içinde. Kabul et yıkıldığını, toz olduğununasıl olacaksa, yap işte, biraz daha…

  • kadınca bir kitap kadından insana dair: mendilimdeki kanaviçe, Hatice Eğilmez Kaya

    Leyla Karataş, şiir yüklü bir bulut gibi bereketli… Kadın duyarlığından yıllar yılı damıttıklarını lirik ve dokunaklı dizelere dönüştürüyor. Mendilimdeki Kanaviçe şairin ikinci şiir kitabı. Tema açısından son derece farklı renkler taşıyan, eser duygularını yansıtmakta tereddüt etmeyen bir kaleme ait. Bu nedenle olsa gerek okurun üzerinde “ben” öznesinden yola çıkıp “biz” e ulaşmasına olanak tanıyor. Hırkası…

  • |

    Üç Küçürek Öykü

    Henüz Güneş Doğmadı Çifte minareli Cami Kebir’e bakan bir sokakta oturuyordum önceden. İnsanlardan hayli uzak, yine de ötelere / bulutlara yeterince yaklaşamamış. O günlerde ölseydim eğer, cenazem oradan kaldırılırdı büyük ihtimal. Taraçamızda utangaç martılar yaşıyorlardı. Upuzun kanatları ile üzerimizde uçarlardı bazı bazı… Ve ben sabahın en erken saatlerinde, henüz güneş doğmadan, Zühre yıldızını görürdüm. Az…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir