|

Nisan Ezgisi, Aslı Özer

Nisan da gidiyor
sokakları bomboş bırakıp öyle
bahara uyanan ağaçları
yalnız bırakıp öyle gidiyor

Mayıs gelir papatyalarıyla
serin ılık esen o akşamüstlerinde
bir balkondan karşılamak umutları
hayalinde uzanıp çimenlerin

ve yaz geldiğinde
kokusunda kaybolup bir deniz tuzunun
kum tanelerini silkeleriz omzumuzdan
sessizce kavuşuruz belki
bir tadımlık yaşamaya

Similar Posts

  • BİR KİTAP KULÜBÜ DÜŞÜNÜN

    Bir kitap kulübü düşünün; her şeyin çok uçucu olduğu bir zamanda, yıllardır edebiyatın insan ruhunda bıraktığı lezzetlerin peşinden hiç vazgeçmeden, günden güne kenetlenerek ve çoğalarak giden… Hayal gücünün sınırlarında, edebiyatın her biri farklı renkteki dehlizlerinde dolaşmaya gönüllü, derin analizlerini sıcacık “kadın” sohbetleriyle süsleyen bir okur grubu. Yaklaşık beş yıl önce, Türk Dili, Edebiyatı öğretmeni ve…

  • Tutku ve Umut

    Tutkuluyum,Doğayı çok severim,Yaşamı tertemiz bilirim,Hep iyilik olsun emeğim,Hayat, emek gerektirir Başarırım, kazanırım,Zorlukları sevdamla aşarım,Gönlüme mutluluk gelir Umutluyum,İyimserim,Ormanlar ve denizlerdir,Hayallerim Sabrederim,İyi ki beklemişim diyeceğim,Zafer yaklaşıyor, eminim,Acı değil, tatlı olur serüvenim,Çok eğlendirir

  • cennette esen rüzgarlar, Bahri Yıldızbaş

    İnsan diyorum, özellikle öğretmenler, öğretmenlerin sosyal olanları İLE çok sosyal ve hareketli olanları; binlerce insan tanırlar. Çevreleri, okul arkadaşları, öğrencileri, öğretmen arkadaşları, daireden arkadaşları, velileri, sosyal çevreleri, aileler, komşular, akrabalar, dostlar, dost olmayanlar ve niceleri. Çoğunu unuturlar ve bir daha hatırlamazlar.Yolda görseler bile, tanımadıkları olur.Çok azı, bazen akıllarından geçer.Bazılarını, arada bir hatırlarlar.Bazılarını, hep hatırlarlar.Bazılarını, görmek…

  • Küçürek Öyküler

    Mavi Tren Bu adam belki de bin yıldır dağbaşında yapayalnız. Sabahın kızıl atlı süvarileri ile arkadaş. Her tren ona merhaba diyor olmalı. Her yolcu kim olduğunu merak ediyor. Bahar çiçekleri eflatun ve alacalı… Eğilip birini kopardı adam. Gökyüzüne doğru uzattı. Ne kadar da yorgun görünüyordu ve yaralı. Başında en eski masalların faili meçhul uğultusu. Saçları…

  • Avatarlarımız ve Biz

    Postmodern Tanrılar Çağı’nda maskelerimiz yetmiyor artık bin yılların tortusunu gizlemeye, her birimiz bir avatarın içinde yaşıyoruz. Kendi bozuk ya da düzgün imlamızla çizdiğimiz…Kimi hüzünlü kimi neşeli avatarlarımızın. Hareketli ya da durağan… Savruk, yorgun, alacalı, düzensiz olsa da çekirdek; en dıştaki katman rengarenk ve albenili. Aynaya baktığımızda gördüğümüz işte o en dış katman. Saçlarımızı tarıyor, makyaj…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir