Nehirden

  • Masada Kalan Çay, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Kendi hayatı gibi demlenmişBir bardak çay duruyorMasanın üstündeKendi de masanın başında oturmuşNe oldu o anda kendi bileBilmiyor bakışları uzaklara dalıyorBardaktaki demlemiş çay gibiKendi hayatı da yılların içinde demlenmişHerkes kendi hayatının bahçesinden bakarGeçip giden yıllarına ve hatırlarAnnesinin anlattığı masalı hatırlar gibiHayatın içindeOlan canavarları devleri hatırlar( belki annesini hiç görmedi tanımadı bilmiyor ya daannesi ona hiç masal…

  • Özlem, Alev Atılgan

    İçimde köpürüp taşanbir özlem eskiye dairne zaman kapasam gözlerimidipsiz karanlıklardanyıldızlar yağardolanır sevdalı bir rüzgardallarında çamlarınodam deniz kokargitar çalar sahilde, yalnız bir çocuk susar denizmartılar susar Sarmaşık sokak çamlı bahçehani hep özlediğim o ahşap evdeuyuyup kalmışkenşiir defterim elimdeannem gelir usulcaüstümü örteralnımda sıcak nefesihep on sekizimdene zaman kapasam gözlerimi.. 38. sayıdan

  • SEVGİSİZLİKTEN ÖLÜYORUM ANNE, Hızır İrfan Önder

    Canım annem, Hayat, bıraktığın gibi değil ki:Gönlü de yüzü de kararıp duruyor!…Senin gibi sevmesini beklemiyorumFakat üvey annedenDaha hırçın davranmasına dayanamıyorum!Sabahları uyandığımdaBir kez olsunYanaklarıma öpücük kondurduğu yok!Ne senin gibi gülümsüyorNe senin gibi sıcak bakıyor… -Sevgisizlikten ölüyorum anne!… Canım annem, Hayat, karakış gibi:Yolu kapalı,Suyu ve elektriği kesik ruhumun!Kalbimin pencerelerini,Kapılarını kuşattı kar!Sessizliğin sesini duyuyorumAzrail’in ayak izlerini görüyorum… -Yalnızlıktan…

  • UFKUNDA YELKEN AÇMAK UMUDA, Cemal Karsavran

    emeğimizin boşa gitmediğini sanarakesir oluruz bazen düşüncelerimizezaaflarımız sürükler bizi bizden öteyerahata erdim derken yanılsamadırdönencenin çemberinde kalırız faraziyelerimizle başa çıkmaya çalışırkenanlık heyecanlar duyar anlık yaşarıznispet ederek hayat penceresindenrüzgara kaptırırız bir yanımızıkalp atışları seyrini kaybeder yüzleşmek çetin bir savaş kıyasıya verileneğrisi doğrusuyla ömürde bütünleşenlibas gibi üstümüze beynimize geçirilenkırmızıdan mora siyahtan sarıya dönenbukalemun düşünce davranışlar isli çıra gibi…

  • |

    Kadın, Zekine Dündar

    Kanın sıcaklığıyla yazıldı şiirlerBedenineSenin sesindi sokaklara saplanan bıçakSaç örgülerini kesen makasSenin sesindiBu göğsümüzde duran türküKiminiz tabut olup taşındınız omuzlardaKiminiz slogan olup yazıldınız pankartlaraŞeref ararlar namus ararlarÖlü bedenleri üstündeSayıları her gün artan kadınların 38. sayıdan

  • ANNEMİN ETEĞİ, Sevgi Erol Öçal

    Annemin çiçekli basmadan eteği benzerdi kırlaraYaşadıklarıysa eski mertek evin dumanı hesabı bacasız acıSinmişti tüm dumanı sanki bahtınaOysa annemin hayalleri hep kır çiçeği karlı dağ zirvesiArnavut kaldırımlı O yokuştan yürürdü annemKöşesinde taş duvarları olan yokuşuSabahın aydınlığı ağarırken annemi alırdı arnavut kaldırımlarıAlacakaranlık basmadan annem dönerdi keranları ahşap köhne evineDış duvarları badanasızÖn tarafı camsız ahşap kapısı korunaksızO evBenzerdi…

  • HİÇLİĞİN UMUDUNA BİR POETİK MONOLOG, Bedriye Korkankorkmaz

    uğultulu bir boşlukta sallanıyor dünya.bir yünün karanlığında üşüyorum; sanki anlamsızlığın iplikleriyle örülmüş bir battaniyenin altındayım.kulağıma antik çağlardan kalma bir ses fısıldıyor:“adaletin terazisi hâlâ dengede mi?”sonsuz olasılıkların içinde kayboldum.kafa yormaktan yoruldum ve hiçliğin umuduna sığındım.her umudun, her neşenin üzerine bir karanlık çöküyorsanki sevinç, doğası gereği kısa ömürlü.çocukluk, aşk, gençlik…yaşamı güzel kılan her şeyin yolu neden ölümden…

  • NİSAN EZGİSİ, Aslı Özer

    Nisan da gidiyorsokakları bomboş bırakıp öylebahara uyanan ağaçlarıyalnız bırakıp öyle gidiyor Mayıs gelir papatyalarıylaserin ılık esen o akşamüstlerindebir balkondan karşılamak umutlarıhayalinde uzanıp çimenlerin ve yaz geldiğindekokusunda kaybolup bir deniz tuzununkum tanelerini silkeleriz omzumuzdansessizce kavuşuruz belkibir tadımlık yaşamaya 38. sayıdan

  • ÇOCUK OLMAK YA DA ÇOCUK KALABİLMEK, M. Fazıl Alasya

    Dur biraz dinle,Cildi erken pes etmişlercesineNeden kasmalı kendini böylesineAtıver üstünden ciddi havalarıGünler tersine sarmayacak kiGeride kalacak kısa pantolonlu günlerBüyümeye acelen ne bu kadar Ben her gün sularım çocukça dizeleriSonra yeşerip şiir olur hayallerimOlgun yıllar yüklensek deHalâ zaman var uçurtma keyfineBırak artık boş korkularıİlk yağmurlar ardındanSalıver kendini gökkuşağına Karar ver, kara Gonk çalmadanSon trene henüz bilet…