HİÇLİĞİN UMUDUNA BİR POETİK MONOLOG, Bedriye Korkankorkmaz

uğultulu bir boşlukta sallanıyor dünya.
bir yünün karanlığında üşüyorum; sanki anlamsızlığın iplikleriyle örülmüş bir battaniyenin altındayım.
kulağıma antik çağlardan kalma bir ses fısıldıyor:
“adaletin terazisi hâlâ dengede mi?”
sonsuz olasılıkların içinde kayboldum.
kafa yormaktan yoruldum ve hiçliğin umuduna sığındım.
her umudun, her neşenin üzerine bir karanlık çöküyor
sanki sevinç, doğası gereği kısa ömürlü.
çocukluk, aşk, gençlik…
yaşamı güzel kılan her şeyin yolu neden ölümden geçiyor?
acı dediğimiz duygu, neden bu kadar kalıcı?
sanki dünya, acının kalıcılığıyla anlam buluyor.
evren bir hava boşluğu gibi.
geceye kanıp uyuyoruz, gündüze kanıp uyanıyoruz.
her kılığa giren duygular, maskelenmiş sözler,
hakikati kardeşliğin kapısından dışarı itiyor.i
insan suretlerini yan yana dizsek,
tek bir yüzde gerçek mutluluğu bulabilir miyiz?
yazgımıza güvenmek yetiyor mu gerçekten,
yoksa kendimizi korumayı unuttukça mı kayboluyoruz?
belki de evrenin sırrı, hiçbir cevapta değil.
belki de soruların kendisi
insanın kendine tuttuğu tek aynadır.

Kanın sıcaklığıyla yazıldı şiirler
Bedenine
Senin sesindi sokaklara saplanan bıçak
Saç örgülerini kesen makas
Senin sesindi
Bu göğsümüzde duran türkü
Kiminiz tabut olup taşındınız omuzlarda
Kiminiz slogan olup yazıldınız pankartlara
Şeref ararlar namus ararlar
Ölü bedenleri üstünde
Sayıları her gün artan kadınların

38. sayıdan

Similar Posts

  • Denk Bütçe ve Cumhuriyet

    Bu kitabımız “Denk Bütçe ve Cumhuriyet” de diğerleri gibi açık bütçeler ve zamlar altında inim inim inleyen Türk milletini, açık bütçe gafletinden kurtarmak amacı ile Türk milletinin yanında yer alarak milletimizin 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yaptığı mücadeleye bir tutam tuzla katılmaktır. Bu açıdan bakılınca kitap “Türk Milletine Brifing ve Zamsız Türkiye Yolunda” adlı…

  • Sunu

    dağılan okullara baktımçocukların yüzünden boşalıyorkapkara bir hüzün dalgasızılgıt çeken kadınların eşiğindetapusuz ölümler sıralı bu çılgın paylaşımın arka yüzübahçe duvarını saran ısırgan otlarıdokunduğumuz yerden dalıyorelimizin içindeki can odacıklarınıdiktiğimiz ağaçların gölgesine kurulmuşuzaktan izliyor dilenen çocukları bir çerçi gibi geçtim sokaklarıçocuklar için aldığım öte beribir fişek kırık leblebi halkalı şekerdaha eve girmeden bittiipliğin iğine dolanmış dünyayumağından sıyrılmış gece…

  • ÇOCUK OLMAK YA DA ÇOCUK KALABİLMEK, M. Fazıl Alasya

    Dur biraz dinle,Cildi erken pes etmişlercesineNeden kasmalı kendini böylesineAtıver üstünden ciddi havalarıGünler tersine sarmayacak kiGeride kalacak kısa pantolonlu günlerBüyümeye acelen ne bu kadar Ben her gün sularım çocukça dizeleriSonra yeşerip şiir olur hayallerimOlgun yıllar yüklensek deHalâ zaman var uçurtma keyfineBırak artık boş korkularıİlk yağmurlar ardındanSalıver kendini gökkuşağına Karar ver, kara Gonk çalmadanSon trene henüz bilet…

  • Düşüncelerim

    Düşünceler denizinde kaybolan ben,Hiç beklemediğim kadar bekliyorum.Denizimin kalbindeki gizemi çözmeyi,Hiç istemediğim kadar çok istiyorum. Sorgularken evrenin derinliklerini,Sonsuzluğun gizemini çözmek için çabalıyorum.Gözümdeki perdeyi indirmeyi,Hiç istemediğim kadar çok istiyorum. Yaşamın anlamını sorgular dururum,Yaratılışımın güzelliklerine bakıyorum.Bir anlam arayışıyla başlayan yolculuğumu bitirmeyi,Hiç istemediğim kadar çok istiyorum. Gerçeğe yakın olan düşüncelerimi,Çok ama çok seviyorum.Bu yolculuğumda,Hiç istemediğim kadar düşüncelerimle birlikte olmak…

  • Batmofobi, Şehnaz İşeri

    Siz insanlar hani gördüğüm yüzü asla unutmam dersiniz ya biz merdivenler de gördüğümüz bacağı ayağı unutmayız. Görüş alanımızı en fazla işgal eden onlardır çünkü. Anlatacağım yakın zamanda meydana gelen olaydaysa sadece bacak ve ayaklara dikkat etmekle kalmayıp olay kişisine alıcı gözüyle baktım. Birkaç hafta önce cumartesi akşam saatleriydi. Elektronik aksamımda yine bir arıza olmuş, karşılıklı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir