KAVRAMLARDAN İNSANLIĞA

“Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik, ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk: kardeşçe yaşamayı!.” Martin Luther King

Geçtiğimiz günlerde bir TV programının konuğu, “Türkiye’de kavramlar kavga ediyor, kavramların kavgası yerine bilgiler önemlidir, bilgilerin konuşulması, tartışılması lazım.” dedi. Konuğun bu sözüne katılıyorum. Ancak, kavramların içeriği gerçekten biliniyor mu? Acaba, kavramların içeriğindeki bilgileri, günlük hayatımızda olumlu olarak kullanıyor muyuz? İyi insan, kötü insan, kibar insan ve güzel ahlaklı insan ne demektir? Bir insan neye göre iyidir? Neye göre kibardır? Bu sorulara verdiğim yanıtlar ile konuğun sözünü şöyle genişletebilirim:

Bir insanın gerçek kişiliğinin, zor zamanlarda ve durumlarda ortaya çıktığını düşünüyorum. Bana göre, bir insanın iyi olup olmadığı, olaylar karşısında verdiği tepkiler ve zor durumlardaki davranışlarıyla anlaşılabilir. Bence, bir insanın hayattaki en önemli amacı, mutlu, huzurlu ve bedensel açıdan sağlıklı yaşamak olmalıdır. Mutluluk, huzur ve sağlık ne demektir? İyi insan özellikleri nelerdir? Onur, gurur, dürüst, erdem, erdemli olmak, duygudaşlık, içtenlik, kibarlık, başarı, ahlak, saygı ve sevgi ne demektir? Benim açımdan, bu kavramların içeriğine uygun davranan insanlar, iyi insanlardır.

Yukarıda belirttiğim kavramların Dünya Sağlık Örgütü’ne ve Türk Dil Kurumu’na göre anlamları ise şöyledir:

Sağlık: Yalnızca hastalık ve sakatlığın olmaması değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan tam bir iyilik halidir. Vücut esenliği, Esenlik,
Sağ, Canlı, Diri Olma Durumu

Mutluluk: Kişinin herhangi bir şeyin eksikliğini hissetmemesi ve arzuladığı şeylere sahip olması demektir.

Huzur: Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, dinginlik, hiçbir üzüntüsü, sıkıntısı, eksiği, acısı, derdi ve kaygısı bulunmama durumu.

Onur: İnsanın Kendine Karşı Duyduğu Saygı, Şeref, Öz Saygı, Haysiyet, İzzetinefis. Başkalarının Gösterdiği Saygının Dayandığı Kişisel Değer, Şeref, İtibar

Gurur: Övünme

Dürüst: Doğruluktan ayrılmayan, işinde, sözünde ve davranışlarında doğru olan (kimse).

Ahlak: İnsanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümü. Kişide huy olarak bilinen nitelik; iyi ve güzel olan nitelikler. Toplum içinde bireylerin uymak zorunda bulundukları davranış biçim ve kuralları.

Erdem: Ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçakgönüllülük, iyi yüreklilik ve ölçülülük gibi niteliklerin ortak adı. İnsanın ruhsal olgunluğu.

Duygudaşlık: Kendini Duygu Ve Düşüncede Bir Başkasının Yerine Koyabilme

İçtenlik: İçten olma durumu, içten, yürekten gelen davranış.

Kibarlık: Kibar Olma Durumu, İncelik. Kibar Bir İnsana Yakışacak Biçimdeki Söz Veya Davranış

Başarı: Başarmak eylemi. Üstesinden gelinen, başarılan iş. Bir işte elde edilen iyi, güzel, yararlı sonuç.

Saygı: Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram. Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu

Sevgi: İnsanı Bir Şeye Veya Bir Kimseye Karşı Yakın İlgi Ve Bağlılık Göstermeye Yönelten Duygu

Bu kavramlara uygun olarak, insanlara güzel ve sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Similar Posts

  • Otuz Sekiz Yaşın

    Nerede kaldı sekiz yaşın?Hani o çok sevdiğin kırmızı pabuçların?Ya bayramda alınan güllü, yeşil renkli elbisen?Annen hatırlasın seni diye, sekiz yaşında mı sakladın?Sığdıramazken yüreğini koca dünyaya bir karanlık odada mı saklandın?Nerede kaldı 38 yaşın?Kendini mi tamamladın?Yoksa sekiz yaşını on sekiz yaşındaki kalbine mi bağışladın?Nerede kaldı geçmiş yılların?Hangi seneyi, nerelerde, hangi seneyle suçladın?Hangi seneyi, nerelere, hangi seneye…

  • ÖDÜLLÜ YAZAR ŞAİR BETÜL FIRAT

    Bize kendinizden bahseder misiniz? Röportajın en zor sorularından biri olsa gerek, kendini anlatabilmek. Her şeyden önce dile getirmek isterim, şu an “Bir Başarı Öyküsü” olarak anılmaktayım. Hem engelli bir birey olmam hem de birçok şey yapmış olmamadan dolayı ve ödülle beraber gelen bir tanımlama oldu benim için. Ben Betül FIRAT. Amasya 1984 Amasya doğumluyum, bekârım….

  • |

    SAİT FAİK ABASIYANIK OKUMASAM DELİRECEKTİM

    Sait Faik bu. İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeylerin yazarı. Aslında bu tarzıyla klasik öykü anlayışını yıkarak yeni bir anlayış getirmiştir. Doğayı, insanları olduğu gibi basit bir ifadeyle ama ustaca bir üslupla şiirsel bir dille anlatmıştır. Modern hikayenin kurucusu olmuştur. Edebiyatımıza damga vurmuş, kendisinden sonra gelen yazarlar için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın…

  • |

    Çocukluk

    Çocukluğun duvarlara saklanan gülüşleri kayıpGöklere asılmış yıldızları tutsak gecedeKırık dökük derme çatma bir hayatGüneşi soğuk bakışı kırgınKüskün çocuklukBir çiçeğin özündenİçen kelebek çocuklukÇiçekte şenlenenBir günlük ömür çocuklukKelebek ömrüÇiçeğin renklerine aşık kelebek çocuklukÇiçek kelebek çocuklukYarınsız bugünRenklerini kanat yapıp uçan çocuklukDenize tutkun balıkçınınAğları dolaşmış düşüncesiPuslu havanın üşüten yokluğuYükü ağır çocuklukDalgalarla sürüklenen duyguları yosunlaşmışDağınık atıl boş savruk çocuklukTutuklanmış çocuklukRüzgarla…

  • |

    Yaşama Sevinci

    Sezaryenle doğan bebekUltra hijyenik doğumhanedeEnfeksiyon kapıyor daKuvözde yatıyorkenTarlada doğuran AnaYerden bulduğu taşlaGöbek bağını kesipYavrusunu kundaklayıpHasada devam ediyor“Durumu kritik” diyorYoğun Bakım’daki bilen doktorOysa biliyoruz kiAllah’tan umut kesilmezVe hiçbir ilaç veremezTemiz hava, taze gıda ve parlak güneşinVerdiği sağlığıHem de bunlar parayla mı?Bir kahkahaBir kilo pirzolaO zaman, ne olursa olsunBağlanalım her zaman yaşamaGülerekVe sonsuz umutla…

  • |

    Üç Küçürek Öykü

    Henüz Güneş Doğmadı Çifte minareli Cami Kebir’e bakan bir sokakta oturuyordum önceden. İnsanlardan hayli uzak, yine de ötelere / bulutlara yeterince yaklaşamamış. O günlerde ölseydim eğer, cenazem oradan kaldırılırdı büyük ihtimal. Taraçamızda utangaç martılar yaşıyorlardı. Upuzun kanatları ile üzerimizde uçarlardı bazı bazı… Ve ben sabahın en erken saatlerinde, henüz güneş doğmadan, Zühre yıldızını görürdüm. Az…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir