|

Göynekli

Çocuk edebiyatına kazandırdığı şiir ve öyküleriyle tanınan, emekli öğretmen, şair- yazar Ümran Erol bu kez Klaros yayınlarında, Mart 2022’ de basılan “Göynekli” adlı romanını edebiyat dünyasında okurlarıyla buluşturuyor.
İlgiyle okuduğum “Göynekli” romanını tanıtmak amacıyla roman üzerine düşündüklerimi, yorumlarımı okurlara aktarmak istiyorum:
12 bölümden oluşan romanın bitiminde 1.2.3. numaralarla final yüklemesi yapan yazar, okuru romanın bitiş finaline ortak ediyor.
Erol, şiirsel, akıcı bir dil kullanarak okuru yormadan kurguladığı olay ve olguların işlevselliğini romanın birinci kahramanı, kendisi küçük, yüreği kocaman bir kız çocuğu olan Gonca’ ya yükler. Gonca akıllı, okulunda başarılı, aynı zamanda çevreye, yaşanılan olan biten her şeye, meraklı, herkesi ilgili gözlerle izleyen, anlatılanları zihnine depolayan kocaman yürekli bir çocuk.
Olaylar İç Anadolu Bölgesi ve sözü edilen Kuyuköy ve civarında geçtiğine göre Yozgat ili, Aydıncık çevresi. Romanda Anadolu insanını, köy yaşantısını, gelenek ve göreneklerini de kurguladığı konuya serpiştiren yazar olayların akışını okuru merak ettirecek şekilde tasarlamış. Göynekli romanın ilk öznesi, kahramanı anlatıcı küçük Gonca’ nın merakı ve ilgisiyle birinci derecede yakını olan özne bireylerle yaptığı diyalogla baştan sona soluksuz okunuyor.
Gonca’ nın romanda sözü edilen Göynekli’ ye merak ve ilgisi; köyde, annesi Ümmü’ nün yanında dolaşan, köylülerin Göynekli adını taktıkları çıplak ayaklı, Kuyuköylü Mehmet Ali’ yi evlerinin merdiveninde görmesiyle başlar.
Göynekli Mehmet Ali küçük yaşta bir hastalık geçirerek konuşamayan, türlü sesler çıkaran, annesine ‘üüüü’ diye seslenen, köylülerin deli gözüyle baktığı bir çocuk. Göynek yani bir tür gömlek giymesinin de nedenleri var. Yazar detayları atlamadan her açıklığı okura aktarıyor.

Göynekli’ nin babası Zühtü kendi âleminde, atlara meraklı ailesine faydası olmayan, zavallı, yetersiz bir adam. Ümmü elişleri yaparak, dikiş dikerek, bir takım yardımlarla oğlu Göynekli’ yle birlikte yaşayan dirençle hayata tutunmaya çalışan acılı, mutsuz bir kadın, bir anne.

“Atın yelesi uçar, /Zühtü dağlardan geçer, / ölüsünü görenlerin / Aklı başından gider.// Oğlan baba sorar, / Ümmü gelin hep ağlar, Yıllar geçip giderken, / Göynekliye bel bağlar.”
Gonca; dedesi, anne, babası, yengesi, halası, amcası ile birlikte yaşayan birbirine bağlı güzel bir ailenin küçük kızı. Eve gelen samimi dostları olan Güler ve dedenin ikinci evliliğini yaptığı Aysel Hanım romanın diğer özneleri.
Göynekli Mehmet Ali’nin annesi Ümmü, dedenin yeni eşi Aysel Hanım’ın yakını. Bu durum Gonca’ nın Göynekli Mehmet Ali’ nin hikâyesine daha sağlıklı ulaşmasını sağlıyor.
Olaylar ve olgular çerçevesinde Gonca halasından, dedesinden, dostları Güler hanımdan ve eve gelen yeni büyükanne Aysel hanımdan Göynekli’ nin hikâyesini en ince ayrıntılara kadar öğrenerek, kendisi de bazı önemli durumlara dâhil olarak akışın heyecanla ilerlemesine vesile oluyor.
Yazar, romanda okurun olaylara farklı pencerelerden bakmasını da sağlamış. Romanda yaşananların içinde kıssadan hisse hikâyeler, yöreye ait maniler, romanı zenginleştirmiş: “Ocağı kirli kızım,/ bahtı kapalı kızım, / Ak toprağın yok muydu?/ Bahtını akla kızım.”
“Kaz kaz ile koz koz ile/ kel tavuk, kel horoz ile/ Kızım evde bilesiniz, /Bekler gönlünü edebilene.”

Eski yaşanmış yılların geçtiği zamanları 1974 yılı, Karaoğlan Ecevit- Kıbrıs Çıkarması, televizyonun yaşama girişi gibi yaşanılan o dönemler, olay ve olguların gelişmesinde, ilerleyişinde yer almış.

Yazarın anlatım süreci başarılı olarak ilerliyor. Öyle ki sona ulaşmak için soluksuz okunuyor. Yazar, romanını sonlarken üç bitiş finali hazırlamış. Finalleri okura devrediyor. Herkes nasıl bir final seçer merak ediyor sanırım.

Ben 3. Finali seçtim. Sondan bir cümle ipucu olsun: “Yüzünde çocuksu bir yaşam sevinciyle “Yaşam bu!” dedi. Sonra ağırbaşlılıkla sordu: Yazının ya da yeni kitabın adı ne olacak?”

Gonca’ yı, Göynekli ve annesi Ümmü’ yü, babası Zühtü’yü, olay ve olguların nasıl bir gerçeklikle, yaşamın diyalektiğinde geliştiğini, ilerlediğini merak edenler Ümran Erol’un “Göynekli” adlı romanını mutlaka okusunlar.

Karşıyaka, 23. 05. 2023

Ümran Erol, “Göynekli”, Klaros Yayınları, Mart 2022

Similar Posts

  • |

    Kadın, Zekine Dündar

    Kanın sıcaklığıyla yazıldı şiirlerBedenineSenin sesindi sokaklara saplanan bıçakSaç örgülerini kesen makasSenin sesindiBu göğsümüzde duran türküKiminiz tabut olup taşındınız omuzlardaKiminiz slogan olup yazıldınız pankartlaraŞeref ararlar namus ararlarÖlü bedenleri üstündeSayıları her gün artan kadınların

  • T SÜTUNU VE HATIRLAMAK

    Zamanla unutulur ve bir anda unutmuş olur insan, sonra da kendinden emin bir tonla unuttum der veya olandan habersizce unutmuşum diye şaşırır. Unutma sürecindeki bir andayken unutuyorum dediğinde insan, iradesinin gücüne mi işaret eder, durumunun çaresizliğine mi? Bir kişi isterse kendi kendine unutabilir mi ya da insanlık olarak neyi unutup neyi hatırlayacağımıza karar verebilir miyiz?…

  • |

    dün, bugün, yarın

    Bin yıl, yüzyıl, yıl, ay, hafta, saat, dakika, saniye, salise. En büyükten en küçüğe sıralanan bu birimler, zaman’ın unsurlarıdır. Zaman nedir? Şairin sorduğu gibi: “Bir su mu, bir kuş mu; iniş mi, yokuş mu?” Fizikten felsefeye her alanda bir tanımı olan olgudur zaman. Her düşünen zihni kurcalayan, her hisseden kalbi örseleyen bir şey. Dünyada cismi…

  • |

    SAİT FAİK ABASIYANIK OKUMASAM DELİRECEKTİM

    Sait Faik bu. İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeylerin yazarı. Aslında bu tarzıyla klasik öykü anlayışını yıkarak yeni bir anlayış getirmiştir. Doğayı, insanları olduğu gibi basit bir ifadeyle ama ustaca bir üslupla şiirsel bir dille anlatmıştır. Modern hikayenin kurucusu olmuştur. Edebiyatımıza damga vurmuş, kendisinden sonra gelen yazarlar için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın…

  • METAFORLARIN DİLİYLE – 5, Gülen Dizdar

    Şahmeran Sembolizmi: Bilgeliğin Bedeni, Sırrın Yarası I. Mitin Özü: Bilgelik, Aşk ve İhanetEfsaneye göre Şahmeran — “yılanların şahı” — yarı kadın, yarı yılandır.Yeraltında, ışığın ulaşmadığı bir mağarada yaşar.Yüzü insan, gövdesi yılandır; ama kalbi, insandan çok daha merhametlidir.Bir gün Cemşab adlı bir genç, açlıktan ve çaresizlikten o mağaraya düşer.Şahmeran ona acır, ona dost olur, ona bilgelik…

  • Satranç – Fatma Yılmaz

    Yazar bilgileri:IA ve FI Fatma YılmazAnkara’da yıllarca edebiyat öğretmenliği yapan YILMAZ, satranç çalışmalarında da Türkiye’nin ilk uluslararası bayan satranç hakemi ve uluslararası düzeyde kıdemli satranç antrenörüdür. Buna bağlı olarak da Yılmaz, Ankara Satranç Eğitim Kurulu Başkanlığı, Çankaya Satranç İlçe Temsilciliği ve Türkiye Satranç Federasyonu Yayın Kurulu Başkanlığı görevlerinin yanı sıra 15 yılı aşkındır da Türkiye…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir