İş Kazalarında Soluyor Düşler

                                İş kazalarında ölen çocuklara.

Aceleci, yaramaz çocuklar, çekiyor paçalarımı
Kavuşmanın kadife dokunuşu teninde
Yuvası kaf dağında, kuşlar uçuyor sesinde
Gözünde gökkuşağı krizantemler, ellerinde

Mutsuz, umutsuz, solgun anıların kokusu
Olsa da, ayak izlerinde bahar muştusu.
Mavi bir sevdayla sarhoş kadının coşkusu

Neyle solar gülüşler der misin usta?
Kendi iç boşluğuna mı takılıp düşer insan?
Kuruyan göllerin nilüferleri nereye gider?

Göğsümüzde madalyadır geçmişimiz
Çocuklarımıza geçer izdüşümleri
Yüzümüzde güneşe yaraşır gülüşler
Havalanır kentlerin yüreğindeki yasaklardan
Bakışları ne hayal kırığı, ne cam kırığı çocuklar
Çiçeklerin masumiyetine sığınmışlar

Acıların gözlerine tutunduğu çocuklar
Silah gibi dayanıyor sokakta yüzümüze
Dağ özgürlüğünde rüzgar hızından
Gün ısısı, ay ışığından aldıklarını
Denizin derinliğine, verimine ekleyemeden
Bıkıyorlar aşkın yalnızlığından
Almadan yasemin kokularını yanlarına
Gölgelerini bile bırakmadan
O güzel çocuklar çekip gidiyorlar.
Halbuki onlar masum, güvercin kadar.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir