Üç Küçürek Öykü

Esmer Bir Kalabalık
Bir genç kızın ayakları ıslanmıştı, durgun akan derenin taşları acıtıyordu parmak uçlarını. Zeytin yeşili sulara baktı, sonra gökyüzüne… Çığlık çığlığaydı göçmen kuşlar, güneyde esmer bir kalabalık. Omuzlarına dökülen saçlarını tuttu. Ansızın neden kar yağdı başına; neden vakit akşam, mevsim kış oldu, anlayamadı.

(6 Haziran 2023)

Çığlık Çığlığa

Sahildesin, yavrusu içinden koparılmış istiridyenin yanı başında, dalgalar köpük köpük, dalgalar bembeyaz. Bir martı sesleniyor sana, bir şeyler söyleyecek gibi dönüp baksan. Bakmıyorsun; o da kırgın, ağlamaklı, konuşmuyor. Üzerinde uçuyor yine de, belli ki gidesi yok. Kanatlarında en eski çağların ağır, aksak neşesi…

(7 Haziran 2023)
Mevsimsiz Çuha Çiçekleri

Hiç değilse çiçeklerimi sulamak isterdim. Kapıyı açmıyorlar. Bir değil, iki değil, tam üç kez üzerimden kilitliyorlar. “Hu! Gülten! Duymuyor musun? Beş dakika gel, bi şey söyleyeceğim sana.” Belli ki gelmeyecek, günde yüzlerce defa sesleniyorum. Duymazdan geliyor. Halbuki ne çok severdi beni. Kuşluk vakti kahve içerdik. O az şekerli, ben orta… Falına da bakardım. Altmışı geçmiş yaşına rağmen “Nene gerek fal, hem de her Allah’ın günü!” demezdim. Yanında çikolata, kuru yemiş, memleketten gelen kara üzüm pestili cabası… Komşudan da hayır kalmamış bu zamanda. Seslensem mi yine? Yok yok en iyisi uyumak, kederlenip duracağıma rüya görürüm belki…

(8 Haziran 2023)

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir